Koagülasyon nedir?
Koagülasyon veya pıhtılaşma, kandaki çok küçük ve çekirdeksiz bir hücre olan trombositler sayesinde, kanın havayla temas sonrası tortu haline gelmesine pıhtılaşma denir. Kanın dışarıda pıhtılaşmaması hemofili hastalığınıdır. Bu hastalık kötü sonuçlar doğurabilir. Hemofili genetik sebeplerden dolayı ortaya çıkar. Fakat kan damarda pıhtılaşırsa, ölümle sonuçlanabilir.
Her hangi bir yaralanmada kan, damar sistemini terk ederse, damar çeperlerindeki kollajen lifler, koagülasyon için bir odak noktası oluşturur; pıhtının oraya tutunmasını sağlar.
kümeleşen trombositler damarların büzülmesini, kan kaybının önlenmesini sağlar. Kümeleşmiş trombositler (Ca++) iyonları ile birlikte ototrombin (Tromboplastin) oluşturur. Ototrombin (Ca++) iyonları ile birlikte protrombine etki ederek trombine dönüşmesini sağlar (trombin oluşumunun gecikmesi gibi bir hatalı pıhtılaşma faktörü -> hemofili).
Trombin fibrinojene etki ederek fibrin oluşmasını sağlar. Böylelikle oluşan fibrin, eritrositlerle birlikte pıhtıyı meydana getirir.
Yara onarıldıktan sonra pıhtının kalp ve beyin damarlarına geçişini engellemek için fibrinolizin / plazmin gibi enzimler iş görür; pıhtıyı parçalar.
Koagülasyon Mekanizması nedir?
Koagülasyon oldukça karışık bir mekanizmaya sahiptir. Koagülasyon’da aşağıda belirtilen 13 faktör rol oynamaktadır.
Koagülasyon serumda bulunan sol halindeki fibrinojenin gel halindeki fibrine dönmesi ile olur. Fibrinojeni fibrin haline trombin getirir. Trombin kanda inaktif protrombin halinde bulunur. Protrombin’in trombin haline geçmesini tromboplastin’e, trombokinaz ile calcium iyonu temin eder. Tromboplastin, dokularda, trombositler’de, lökositler’de ve hatta endotel hücrelerinde bulunur.
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â
Â



Teorik Bilgiler

